Kharkiv Gezilecek Yerler

Kharkiv 17. yüzyılda ticarete elverişli konumu ve daha sonra şehirde bir üniversitenin kuruluşu ile gelişme göstermiş. Ayrıca endüstriyel ilerlemesi sayesinde başlangıçta küçük bir kaleye sahip bir köyken sonunda 1.5 milyonluk nüfusa sahip bir şehre dönüşmüştür. Görülmeye değer bir şehir olan Kharkiv’deki turistik yerler mevsim ya da hava durumundan bağımsız olarak görülebilmesi ile dikkat çeker. Gezmeyi ve değişik yerler görmeyi seven ziyaretçiler şehre gelmek için özel bir mevsim veya hava beklememelidir. Bölgede yıl boyunca fazla hava değişiklikleri olmamaktadır. Ülkenin her yerinden birçok kişi Ukrayna’nın tarihi bir bölgesi olan bu şehre ulaşmak için adeta fırsat kollar.

Pokrovsky Katedrali

Doğu Ukrayna’nın en eski kiliselerinden biri olan Pokrovsky ya da Kutsal Koruma Katedrali 1689 yılında inşa edilmiştir. Katedralin tarzı Ukrayna’nın barok ve geleneksel yerel ahşap mimarisinin birleşimidir. Aslında Kutsal Koruma Katedrali orijinal Kharkiv Kalesi’nin geriye kalan yıkılmamış kısmıdır. 18. Yüzyılda kalenin geriye kalan temeli üzerine Kutsal Koruma Manastırı ve Kharkiv Koleji de kurulmuş. Kolej geçmişi olanlar arasında Ukraynalı filozof ve yazar Hryhoriy Skovoroda ile besteci Artemy Vedel vardı. Sovyet yetkilileri katedrali kapattı ve restorasyon girişimleri son bulmayan tadilat işlemleri arasında belirsiz bir duruma terketti. Bugün katedral restore edilerek Moskova Patrikhanesi’ne teslim edildi. Tüm tarihi süreçleri ve restore edilmiş harika yapısı ile katedral çokça turisti kendine çeker.

Kharkiv Sinagogu

Kharkiv Sinagogu genellikle Avrupa’daki en büyük sinagoglardan biri olarak kabul edilir. Yerel Yahudi cemaatinin ve Orta, Batı ve Doğu Ukrayna’daki birçok insanın anıtsal yapısıdır. Yapı Yakov Gevitz’in Moritanya ile Gotik tarzdaki tasarımına dayalı olarak 1913 yılında inşa edilmiştir. Sovyet döneminde çeşitli uluslararası kuruluşlara ev sahipliği de yaptı. Sinagogun ev sahipliği yaptığı kuruluşlar arasında çocuklar için bir sinema tiyatrosu olan Üçüncü Uluslararası Yahudi İşçi Klübü ve gönüllü bir atletik topluluk olan Spartak da vardı. Sinagog Yahudi cemaatine geri döndüğünde 1990 yılına kadar da orada kaldı. Spor salonlarını bir dua salonuna geri çevirmek uzun yıllar aldı.

Devlet Sanayi Odası

Sovyet mirası olan yapılar Kharkiv’in modern imajının ayrılmaz bir parçasıdır. Ploshcha Svobody’deki Avrupa’nın en büyük sanayi evi olduğu düşünülen Devlet Sanayi Odası 1920’lerin Yapısalcılık modeli ile yapılmış. Devlet Sanayi Odası yapıldığı dönemde Kharkiv Sovyetlerin bir parçası olan Ukrayna’nın başkentiydi. Devlet Sanayi Odası gerçekten ilginç ve özgün binası ile dikkat çeker. Söylentilere göre farklı kulelerinin yükseklikleri arasındaki aralıklar Sovyet Marşı’nın melodisini yansıtır şekildedir.Devlet Sanayi Odası İkinci Dünya Savaşı sırasında maymunları terk edilmiş yerel hayvanat bahçesinden korudu. Bugüne kadar 1920’lerde kurulmuş otantik asansörlerinden bazıları bile hala çalışıyor.

Assumption Katedrali

Kharkiv şehir merkezindeki en yüksek bina Assumption Katedrali’dir.  1771 ile 1778 arasında Barok tarzda inşa edilmiş. Moskova’da bulunan Clement Kilisesi’ne benzerlik gösterir. İkonostasis Francesco Rastrelli tarafından yapılmış eskizlere dayanılarak boyanmış. Ancak hayatta kalamayan çalışmalar olmuş. 89 metrelik yüksek çan kulesi 1821 ile 1844 arasında Rus İmparatorluğu’nun Napolyon’a karşı zaferine adanmış olarak inşa edilmiştir. Klasik tarzda inşa edilmiş olan katedral tavana tamamen uymayan bir soğan kubbesi ile taçlandırılır. Devrimden sonra katedral kapandı. Radyo istasyonu olarak kullanıldığında fresklerini ve diğer süslemelerini de giderek kaybetti. Savaştan sonra dikiş ve resim atölyelerine ev sahipliği yaptı. Restorasyon 1970’lerde başladı ve ardından 1984’te bir kısmı kuruldu. Katedral hala bazı konserler için bir filarmoni salonu olarak kullanılmaktadır. Ancak yerel yönetimler alternatif bir salon kurduktan sonra tamamen dini amaçlarla kullanılacağını belirtiyor.

Skovorodynivka Köyü ve Müzesi

Zolochiv Bölgesi’nde yer alan bu köy daha önce Pan-Ivanivka olarak biliniyordu. Köyün yerel ev sahiplerinden biri olan Andriy Kovalevsky önde gelen Ukraynalı filozof Hryhoriy Skovoroda’yı 1790 ile 1794 yılları arasında farklı zamanlarda evinde konuk etti. Bazı kaynaklara göre burada Skovoroda’nın “Snake Deluge” diyaloğu ve “Kharkiv Şehri için Namaz” eserlerini Latince yazdığı söylenir. Kharkiv’i “Tanrı’nın yedinci gözü” olarak nitelendirdiği bir şiir yazdı.  Felsefecinin öldüğü yerde 1972 yılında kendisine adanmış bir müze kuruldu. Skovoroda Ulusal Edebiyat Anıtı Müzesi bütün hafta ziyaretçilere açıktır. Küçük olmasına ragmen müzenin sergisi ilginç ve iyi derlenmiş durumdadır. Özellikle de Skovoroda’nın biyografisine ayrılmış bölüm çok geniştir. Koleksiyonda felsefecinin bazı kişisel eşyaları da bulunmaktadır. 18. yüzyılda döşenmiş müzenin odalarını, çevredeki göletleri ve göz alıcı tepelerin bulunduğu parkı da ziyaret etmelisiniz. Ayrıca Skovoroda’nın ünlü meşe ağacını ve kuyusunu da gördüğünden emin olun. Müzenin yakınında felsefecinin kendisi için kazdığı mezarı da bulunur.

Sharivka Köyü ve Sarayı

Bohodukhiv Bölgesi’nde bulunan Sharivka Köyü’nde güzel bir konak bulunmaktadır. Kharkiv şehir merkezinde bulunan otobüs istasyonundan bineceğiniz otobüs ile oraya gidebilirsiniz. Ancak ideal olarak bir araba ile gitmeniz en iyisi olacaktır. Köy bir Kazak tarafından kuruldu. Daha sonra ordu komutanı Petro Olkhovsky’ye ait oldu. Bir saray inşa edilmeye başlandı ancak bir kart oyununda köyü Petro kaybetti. Köyde bulunan konağın en görkemli dönemi içki ve şeker fabrikaları sahibi olan Baron Leopold Kenig başkanlığındayken oldu. Sovyet rejimi altında bir dönem tüberküloz hastalarına sanatoryum olarak da kullanıldı. Bugün Sharivka Sarayı ve parkı çok iyi durumda değil. Sarayın kuleleri, Alman tarzında inşa edilmiş muhasebe evi, Ortaçağ görünümlü giriş binası, avcı kulübesi, göletleri, ormanlık yamaçları ve ıhlamur sokakları ile görülmeye değer güzelliktedir. Romantik ve neo-gotik tarzda olan konak ziyaretçilerin çok ilgisini çeker.

Natalivka Köyü

Sharivka’nın yanında bulunan başka bir güzel konak ve park ile ünlü Volodymyrivka adlı bir köy var. 19. yüzyılın sonlarında Pavlo Kharytonenko tarafından yaptırılmıştır. Natalivka’nın Natalia isimli kızı tüberküloz hastasıyken buranın havası onu iyileştirmiş. Bunu kutlamak için babası 1911 ile 1913 yılları arasında Lenin Anıt Mezarını tasarlayan mimar Alexei Shchusev’in yaptığı bir projeyle Transfiguration Kilisesi’ni kurdurmuş. Art Nouveau tarzını antik Rus kilise mimarisi ile birleştirdiği için mimari tarzı Ukrayna’da oldukça nadir görülen bir yapıdır. Kilisenin süslemeleri ve formları etkileyici olmasının yanında alışılmadık tarsi ile de dikkat çeker. Yapılan kilisenin çan kulesi de bir roket gibi gözükür. Köy kiliseye ek olarak güzel bir giriş kapısı, bir ek bina, ev binaları ve ahırlara sahiptir. Güzel ama ihmal edilmiş bir parkı da vardır.

İzium Şehri

Güney başkenti olarak anılan Izium 17. yüzyılın ortalarında Slobozhanshchyna’daki diğer yerleşim bölgelerinin hemen hemen tamamında olduğu gibi Kharkiv’in de ikinci büyük şehridir. Yerel etnografya müzesi çok az bilindiği için İzium’un uzak geçmişi hakkında daha fazla bilgi bulmak bir zorluk olarak karşımıza çıkıyor. Şu anda Kremianets tepesinde bir grup taş figür ve savaşlara adanmış büyük bir anıt yer alır. Ayrıca şehrin sunduğu eşsiz manzara da görülmeye değer güzelliktedir. 17. yüzyılda inşa edilen Kazak Katedrali de İzium’da bulunuyor. Katedralin tarzı Kharkiv’deki Kutsal Koruma Katedrali’ndekine benzerlik gösterir. İzium’da başka çekici yapı Klasizm tarzında inşa edilen Kutsal Haç Yüceliş Kilisesi olarak karşımıza çıkar. Diğer ilginç yerler arasında 1923’te eşkıya tarafından öldürülen politik öğretmen Mikhailov’a ait bir anıt bulunur. O yılların tipik tarzında tasarlanmış anıt karşılaşılan güçlüklerin bir kanıtı niteliğindedir.